Hz. Muhammed (s.a.v.) öldükten sonra O’nun en çok sözünü nakleden arkadaşı Ebu Hüreyre anlatıyor:
“Bir gün bir grup, Peygamberin çevresinde oturuyorduk. Ebu Bekir ile Ömer de vardı. Bir ara Hz. Muhammed geri dönmek üzere aramızdan ayrıldı, fakat dönüşü gecikti. Biz yanında olmayınca kendisine bir şey yapılmış olmasından korktuk, hepimiz endişeye kapıldık, ayağa kalktık. İlk endişelenen bendim, dışarı çıkarak O’nu aramaya koyuldum. Dört tarafı duvarla çevrili bir bostanın önüne geldim, bir kapı bulabilirim ümidiyle bahçenin çevresinde dolaştım, fakat bulamadım. Derken gözümü bir su kanalı ilişti; bostanın dışındaki bir kuyudan, duvarın dibinden açılan bir delikle bu kanaldan bostana su veriliyordu.
Büzülerek delikten içeri girdim. Peygamber karşımdaydı:
-Ebu Hüreyre, sen misin? Dedi.
-Evet, efendim, dedim.
-Ne oldu, ne var?
-Aramızda oturuyordun, sonra kalktın, dönmen de gecikti. Yanında olmadığımızdan sana bir şey yapılmasından endişe duyup korktuk. İlk korkan bendim. Bu bostanın önüne geldim, tilki gibi süzülüp içeri girdim. Diğerleri de peşimden geliyorlar, dedim.
Hz. Muhammed baba ayakkabılarını vererek:
-Ebu Hüreyre, şu ayakkabılarımı götür. Bu duvarın ötesinde kalben inanarak Allah’tan başka İlâh olmadığına şehadet getirenlerden rastladığını cennetle müjdele, dedi.
Ben de çıktım. Karşıma ilk çıkan Ömer oldu. Bana:
-Ebu Hüreyre, bu ayakkabılar ne? Diye sordu.
-Peygamber’in ayakkabıları, O gönderdi. Kalben inanarak Allah’tan başka İlâh olmadığına şehadet getirenlerden rastladığım herkesi cennetle müjdelememi söyledi, dedim.
Ben öyle deyince Ömer göğsüme öyle bir vurdu ki arkamın üzerine düştüm.
-Ebu Hüreyre, geri dön! Dedi. Ben de Peygamberin yanına döndüm, içimi çekiyordum. Arkamdan da Ömer geldi.
Hz. Muhammed:
-Ebu Hüreyre, neyin var? Diye sordu.
-Efendim, verdiğin emri yerine getirmek üzere yanından ayrıldığımda ilk önce Ömer’e rastladım, durumu kendisine bildirince göğsüme öyle bir vurdu ki arkam üzerine düştüm, bana geri dönmemi söyledi.
Peygamber Ömer’e “Böyle yapmanın sebebi ne?” diye sordu. Ömer de:
-Anam-babam sana kurban olsun, Efendim. Sen ayakkabılarını Ebu Hüreyre’ye vermiş, kalben inanarak Allah’tan başka İlâh olmadığına şehadet getirenlerden rastladıklarını cennetle müjdelemesini söylemişsin. Bunu yapma! Korkarım ki buna güvenip de ibadeti terk ederler. Bırak, amel etsinler.
Hz. Muhammed de: “O halde bırakın söylemeyin”, dedi.
Kaynak: Sahih-i Müslüm (Akis Kitap Yayın)