İnançsız sinelerde bir gece garipliği,
Sarmış ufukların zulmetler perde perde,
Bir zifiri karanlık ki ruh müptezeliği,
Sanki kızıl bir karadelik var az ilerde,
İmama hasret gidilen bu yerde…
Hülyaları tıpkı zulmette dönen bir dolap,
Ne gelenden bir haber ne gidenden bir iz var..
Yeis bir derince kuyu ve ötesi serap,
Sam gibi eser o iklimde esince rüzgar;
Bütün varlık kaos, eşya sitemkar…
İnananların ufku gökyüzü gibi parlak,
Bir derinlik içinde geçer "an"lar, saatler..
Yeryüzü güzellikler meşheri yaprak yaprak;
O iklimde her yol Cennete doğru ilerler.
Yollarda nurani gökçek yüzlüler…
Tül tül bulutlar altında bitmeyen bir bahar,
Salar kendini ruh uyanılmaz bir uykuya;
Gönül yaydan boşalan ok, şikarını arar;
Gittikçe tüllenir karşı ufukta bir ziya;
Daha ileride ışıktan derya…
Sonsuza yelken açılır bu derin hülyada,
Ne düşler yeşerir bin bir hatıra zevkiyle;
Sonra vuslata ererler bu tatlı rüyada,
Sinelerinde duyulan sonsuzluk şevkiyle..
Gaye O, diğer şeylerse vesile…
M.Fethullah Gülen